Yaşam Döngüsü Analizleri (LCA): Nedir ve Pratikte Ne İfade Eder?
Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA), bir ürün ya da hizmetin çevresel etkilerini; ham maddelerin üretiminden başlayarak kullanım ömrü sonundaki bertarafına kadar tüm aşamalarıyla değerlendiren kapsamlı bir yöntemdir (Şekil 1). LCA yalnızca karbon ayak izini değil; ötrofikasyon, su kullanımı ve asidifikasyon gibi farklı çevresel etki kategorilerini de kapsar.
LCA çalışmaları, belirli standart ve kılavuzlara uygun şekilde yürütülmelidir. Bu kapsamda, Uluslararası Standardizasyon Örgütü’nün ISO 14000 ya da ürün çevresel ayak izi kategori kuralları PEFCR (Product Environmental Footprint Category Rules) gibi çerçeveler referans alınır.
Genel olarak bir LCA çalışması dört temel aşamadan oluşur:
Aşama 1 – Amaç ve kapsamın belirlenmesi
Bu aşamada analiz edilecek ürün tanımlanır (örneğin, 1 kg OptiPhos Plus veya Monimax). Kapsam ise analiz sınırlarını belirler. Değerlendirme her zaman ham maddelerin çıkarılmasıyla (“beşikten”) başlar ve ürünün geri dönüşüm veya yeniden kullanımına kadar devam edebilir. Bazı durumlarda ise analiz, başka bir ürünün üretim döngüsüne dahil edilerek yeniden başlangıç noktasına dönmesini kapsayacak şekilde (“beşikten beşiğe”) genişletilebilir. Sektörde yaygın olduğu üzere Huvepharma, ürünler üretim tesislerinden çıktıktan sonraki süreçleri kontrol edemediği için analizlerini fabrika çıkışına kadar (“beşikten kapıya”) gerçekleştirmeyi tercih etmektedir.
Aşama 2 – Envanter analizi
Bu aşamada, belirlenen sınırlar içinde üretim sürecine ait enerji tüketimi, atık oluşumu, kullanılan malzemeler ve çevreye salınımlar detaylı şekilde belirlenir ve nicel olarak ortaya konur. LCA’nın en karmaşık ve zaman alan kısmı burasıdır. Bu aşama tüm süreçlere dair derinlemesine veri gerektirir. Huvepharma’nın üretim süreçlerinin tamamını kontrol ediyor olması, tedarikçi verilerine bağımlı olan diğer firmalara kıyasla önemli bir avantaj sağlamaktadır.
Aşama 3 – Yaşam Döngüsü Etki Değerlendirmesi (LCIA – Life Cycle Impact Assessment)
Bu aşamada, envanter analizinden elde edilen veriler anlamlı çevresel etki kategorilerine dönüştürülür. Huvepharma, 18 farklı etki kategorisi sunan ReCiPe LCIA metodunu kullanmaktadır. Bu kategoriler; küresel ısınma, karasal asidifikasyon veya tatlı su ötrofikasyonu gibi spesifik çevresel sorunlar üzerindeki etkileri ortaya koyar. Farklı LCIA yöntemleri daha az veya daha fazla kategori içerebilir; ancak tüm yöntemlerde bu kategoriler üç ana çevresel etki başlığı altında toplanır:
- İnsan sağlığı üzerindeki etkiler
- Ekosistemler ve biyolojik çeşitlilik
- Kaynak kıtlığı
Aşama 4 – Yorumlama
Bu aşama, farklı ürünlerin çevresel etkilerinin karşılaştırılmasına olanak tanır. Aynı zamanda üretim sürecinin her bir adımının çevresel etkisine dair önemli içgörüler sunar. Huvepharma, dikey entegrasyona sahip ve üretim süreçlerini uçtan uca kontrol eden bir şirket olarak, LCA çalışmaları sayesinde üretimdeki kritik etki noktalarını (hotspot) belirleyerek iyileştirme alanlarını net şekilde ortaya koyabilmektedir.
Huvepharma sürdürülebilirlik hedeflerinize giden yolda da yanınızda
Hayvan sağlığı sektörü, izlenebilirlik ve veri doğruluğu konusunda her zamankinden daha kritik bir sorumluluk üstlenirken, Huvepharma bu dönüşümün merkezinde konumlanmaktadır. Şirket, ürün portföyü genelinde yürüttüğü kapsamlı Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) çalışmalarıyla yalnızca bugünün gerekliliklerini karşılamakla kalmayıp, sektörün geleceğine yön veren bir standart ortaya koymaktadır. Bugüne kadar 20 ürün için tamamlanan LCA analizlerinin, ağustos sonuna kadar 35 ürüne ulaşacak olması, Huvepharma’nın bu alandaki kararlı yatırım ve güçlü Ar-Ge vizyonunun somut bir göstergesidir.
Huvepharma’nın bilim temelli yaklaşımı sayesinde iş ortaklarımız, kendi karbon ayak izlerini daha şeffaf, daha doğru ve uluslararası standartlarla uyumlu şekilde hesaplayabilmekte; böylece sürdürülebilirlik hedeflerine güvenle ilerleyebilmektedir. Çevresel etkiyi yalnızca ölçmekle kalmayıp aktif olarak yöneten bu yaklaşım, Huvepharma’yı hayvancılık sektöründe güvenilir, yenilikçi ve sorumluluk sahibi bir çözüm ortağı olarak farklılaştırmaktadır. Sürdürülebilirlik artık bir tercih değil zorunlulukken, Huvepharma bu sorumluluğu sahiplenerek sektörün dönüşümüne liderlik etmeye devam etmektedir.